Kayıtlar

Lisan -ıl um, babı l kalb, Huvva bab –ul kalb.

Lisan -ıl um, babı l kalb, Huvva bab –ul kalb. El sıntıl um; hıyye nna غ mat, ille smı ع naha min ımmetna. Lemma خ lıkna, u hiyye ıl sıntıl risa- fil ج enazed. Takriben 6000 lisen mu خ telif ح akuh melayin nnes ع ala vıch el ard. İlli bi zı غ ırna ح keyna fi vıl ع ıbna . Lisen ıl lyin terak, uvınceberna, lisenet innu nı ح ke غ eyr lisen bi hel ard ıl Anadolu, ille ع amın ع iyş fiyya. Kill- el lisen u sakafet ع ala vich el ard, hiyyel kıyam müştirke bit tari خ el insani. Elsan hiyye akva, ilvasail ille bit sahem bi teşkil ıl cusur, beyn ul ح ıfzıl miras el sakafe, insane u beyn el sakafet. Daya ع el lisan yan ع i daya ع ج isih min el miras is sakafil insani. Münazzımt el UNESCO, kıblet yevm el 21 Sbot 1999 ınnu ykun yevm el ع alame li lisan ul um. ع ala hal ard, min غ eyr lisan ul Tırki resmi غ amın ح eka 34 lisen minnun 18 lisen muheddede, biddayaa ع edduvel il kavmiye bi sebeb el siyaset l ı خ fa, ille btı ع mıla kenet sebeb fi dddayaa3 lisen ul um. İlle me hiyye ...

Miryani Bayramyan'ın Hikayesi

Resim
             Biz yalnız yaşamadık bu topraklarda onlar da vardı. Ararat'ın eteklerinden çıkardıkları bakırlarla geldiler, kardeşlerini Aras'ın Anadolu'daki kıyılarında bırakmak zorunda kaldılar belki. Tigris'ten, suyu derin akan Euphrates'ten geçtiler de, Orontes'in suyundan içip dinlendiler. Anadolu'nun bir sürü yerinden daha emniyetliydi bu topraklar onlar için, hem Meryem'in önünde diz çökerken bu kez telaşa kapılmaları da gerekmeyecekti. En azından bir süreliğine... Anet Biçer büyük annesi Miryani'nin öyküsünü anlatmış, iyi de etmiş... Bugün kısa bir hikâye anlatmaya çalışacağım size. Bir zamanlar Anadolu'nun çok bilinmeyen bir köyünde, Hıdır Bek'te (bugünkü adıyla Hıdır Bey) yaşayan Miryani'nin hikâyesini… Miryani Bayramyan, doğum tarihini hiç öğrenemediğimiz büyük nenem, yani babamın babaannesi… Miryani, annesi Hanni, babası Agop ve küçük erkek kardeşiyle 1915'e kadar huzur içinde yaşar. 1915 yılında, çocuklarının anlattığ...

Eh 3anjad Killo “taşkala” Bas Hayda La2

Eh 3anjad Killo “taşkala”  Bas Hayda La2 Doğru sesletim olmadan bir dil ne kadar doğru kullanılır ki ? Bu yüzden üniversitelerin hazırlık bölümlerinde ya da İngiliz Dili Eğitimi ( öğretmenlik, İDE vb.) veren bölümlerde Dinleme ve Sesletim ya da bizim deyimimizle “pronunciation” diye keyifli bir ders okutulur. Maksat dil eğitimi veren bireylerin dili daha etkili kullanabilmelerinde yardımcı olmaktır. Ders tekniği olarak genelde kısa metinler dinletilir ve kelimelerin vurgularına dikkat çekilir. Fonetik alfabe sayesinde kelimelerin nasıl okunacağı konusunda genel teknikler öğretilir. Bulunduğumuz coğrafyadan ve genel asimile politikalarından ötürüdür ki bizim insanlarımızın Arap Edebiyatından, tiyatrosundan, geleneklerinden koparılması başarıyla sağlanmıştır. Hatta öyle ki, kendi dilimizi okuyup yazmaktan bile vazgeçer olmuşuz. Biz aslında kim olduğumuzu unutmuşuz ya jama3a! Şarkılarımız sadece ninelerimiz tarafından söylenir olmuş ve evde daha düzgün bir ağızla Türkçe konuşa...

Ülek şo 7el Taşkala?

Resim
Ülek şo 7el Taşkala? “Taşkala” Hatay ve yöresinde konuştuğumuz Arapçada [Bundan böyle Antakya Arapçası demeyi tercih edeceğim] en sevdiğim kelimelerden biridir. Birçok farklı bağlamda değişik değişik anlamlara gelir. Antakya Arapçasını koruma ve yaşatma projemizin bir parçası olarak  başlattığımız bu bloga “taşkala” adını verdim çünkü bu kelime, kültürümüzün ve yaşam felsefemizin bir parçası. En zor anımızda bile “Ülek killo taşkala ya!” deyip unutuvermek isteriz her şeyi. Peki, bilmeyenler için, “taşkala” ne demektir. Bu yazının devamında onu anlatayım. “Taşkala” , Türkçedeki “şamata, gırgır, gürültü, patırtı” kelimelerine benzer bir anlam taşır. Hatta Antakya yöresindeki Türkçe-Arapça sentezinin güzel bir örneği olarak Türkçede “taşkala geçmek” ifadesini kullanıyoruz. Cümle içinde kullanım [Şahsen duydum J ]: “Ülek burgulun kilosu 5 milyon olur mu? Sen benle taşkala mı geçiyoRsun?” İlk verdiğim örneğe döneyim. “Ülek killo taşkala ya!” Türkçeye basitçe çevirirsem: ...